ihtiyaç kredisi

sonunda boş vakit buldum yazabilmek için, şükür ki gecelerime kimse karışmıyo..

binlerce şey geliyo gün içinde aklıma  yazıcak ama laptopın başına oturduğum zaman nedense hepsi gidiveriyo, sanırım kağıda yazmayı daha çok seviyorum.

kırksekiz saat bence bir insanı özlemek için gayet de yeterli bi süreç, hatta 48 dakika bile yeterli.Ama nedense O hiç özlemiyo, selam vermek bile büyük bi lüks oldu..

Boğuluyorum bu aralar..çok kalabalık! evet evin içi, sokaklar, caddeler, yollar çok kalabalık kendimi adeta hindistanda hissediyorum.Kaçamıyorum hiç bi yere kaçamıyorum adeta bi kafesteyim, kimse yüzümdeki esaretin farkında değil..
Heyhat! üstadın şu dizeleri de tokat gibi çarpıyor yüzüme an be an " Hep nefs çıkar önüme ölüp ölüp dirilsem, İnsandan kaçmak kolay kendimden kaçabilsem.." kendimden kaçamıyorum işte! o hastalıklı düşüncelerim, takıntılarım, hayal kırıklıklarım, üzüntülerim hep benimle..

Neyse konudan uzaklaşmayalım; başlığımız neydi "ihityaç kredisi".Kendimden olabildiğince uzağa gitmeme yarıcak world puanlara ihtiyacım var, bi de birinin elini tutmaya şiddetle ihtiyacım var! Ya da elimi tutmalı biri; O olmak zorunda değil hatta O değil; bilmediğim bi kahraman olsun ama güvenebiliceğim, kalabalığın içinde beni farkedip usulca beni ordan izole edebilicek biri olsun..konuşmayalım hiç, öyle el ele yürüyelim :(
tıpkı böyle işte..

bi de kedi gibi mindere kıvrılim başımı okşasınlar istiyorum..sevgiye ihtiyacım var ulen! sevin beni..

temmuz doğumlu bi insan olarak hep sempati duymuşumdur yaz aylarına ama artık o sempati kalmadı..siz ister "global warming" deyin isterseniz de "depresif ruh hastası" deyin sevmiyorum artık yazı, sıcağı filan!
Sonbahar gelsin hava böyle serin olsun ben de yorganın altına girim sıcacık olsun elim ayağım birden..işte bunu seviyorum "sıcacık" olma hissini.. 

dün de mesela tramvay beklerken sağanak bastırdı birden! sanki biri fıskiyeyi eline alıp üstüme tuttu :D çok güzeldi yaa..ıslanmayı hakikaten özlemişim..hele de cehennem gibi sıcakken birden böyle serin serin..sonbahar insanıyım galiba( kışı adam gibi yaşayabilen bi ülke olsak belki de kış insanı olurdum kim bilir..)

sonbahar dedim de aklıma şu şarkı geldi
evet acım ikiye dörde katlandı bugün..bu gece canlı canlı dinleyebilirdim bu uçarı oğlanı ve diğer iskoç hovardaları..hayat hiç adil değil! sertralinin etkisinden midir nedir? artık ağlayamıyorum da..aslında dozu kendi çapımda düşürmeye uğraşıyorum ama yok yani o da olmuyo, tam doz alırken de bi işe yaramıyo 

insanın kafa bozuk olmasın serotonin felan fayda etmiyo, true story!

eveet daldan dala serçe misali bi yazı oldu..giriş-gelişme-sonuç kısımlarını özellikle belirttim(!) 

off off off! özlüyorum! hiç haketmiyosun ama özlüyorum seni!
[ve bu biyolojik bi hasret değil, seni görmem zaten imkansız çünkü]
  felaketim oluyosun ağlıyorum bazen, bazen de koca bi ceviz ağacı oluyorum ama hiç farkında değilsin piknik yapıp ayrılıyosun gülhaneden..

anladım ki siyah beyaz filmlerde kaldı aşk.."the one" sen misin? değilsen onu ne zaman nerde bulucam artık merak etmiyorum, çünkü öyle mekanlar sadece ütopyalarda var.. 

kaçtım ben, hoşça bakın zatınıza..
[böyle yazmıştın en son hatırladın mı?..] 

Yorumlar

  1. özlemek pis bir şey..insanı aciz bir hale de getirebiliyor..

    insanı boğan kötü arkadaştır..bu da kendisiyle başbaşa kalması yani..

    sevmek sevilmek..en masum istekler olsa gerek..ama en zor elde edileni..ne yazık ki..

    her zaman kış derim..soğuğu her zaman hissedeceksin..ki o zaman sıcak da bir başka tatlı olur..hani yorganın altındasın tatlı bir sıcak..cam açık vuruyor soğuk daha ne olsun..

    ben şu sonucu çıkardım..hayat güzel..

    YanıtlaSil
  2. *agin

    evet kış bana da mantıklı geliyo; ama diyorum ya kışı olağanca yaşayamıyoruz hiç belki bir gün kuzeye filan yolum düşer de doyasıya üşürüm hayırlısı..

    benim karman çorman yazımdan bi sonuç çıkarabilmiş olman da ayrı güzel:) aslında evet hayat cidden güzel de..ben bi türlü tadına varamadım nedense..

    hep uçlarda yaşıyorum..çok hayalperestim bazen, bazen de çok realistik.. sanırım bi türlü "standart" düzeyde kalamadığımdan bu kadar sıkıntıyla uğraşmak zorunda kalıyorum.

    karmaşık bi döngü vesselam, bakalım belki bi gün çözeriz :)

    YanıtlaSil
  3. hayatı yaşamanın standartı olamaz..çünkü her insan farklıdır..her dünyada farklı şeyler yaşanır..ve yaşarlar..ee her insan ayrı birer dünyadır..

    sen kendini yaşarsan o çözüm gelecektir zaten..

    YanıtlaSil
  4. Mutlu olmak için binlerce nedenimiz vardır kim bilir !? ama onları göremiyoruz değil mi? Bazen en basit bir şey bile deprem etkisi yaratıyor hemde en büyüğünden ..

    Elindekilerle mutlu olmayı başaramazsan asla daimi mutluluğa erişemezsin ..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar