you've got new MiM!!

herkese yeniden merhaba

üç gündür bekletiyorum sevgili Luna'yı artık çözme vakti geldi şu mim olayını:)

konuyu tekrar hatırlatalım "Çok beğendiğiniz, izlemekten asla sıkılmayacağınızı düşündüğünüz 3 filmi, neden bu kadar beğendiğinizi de açıklayarak yazın." gayet güzel bi konu ama benm gibi kararsız bi film manyağına yöneltilmemesi gereken bi mimdi vesselam, üç gündür sürekli liste değişiyo kafamda ama en nihayetinde karar verdim!

yasal uyarı: aşağıda okuyacak olduğunuz yorumlar tamamen hayal ürünüdür ve spoiler da içerebilirler

1-Le fabuleux destin d'Amélie Poulain(jean-pierre jeunett)

yani bilemiyorum ki böylesi bir baş yapıt için gerek var mı açıklama yapmaya? yönetmenden mi bahsedim? her biri oscarlık oyuncularından mı? mekanlardan mı? yoksa mükemmel müziklerinden mi? bi kere her şeyin ötesinde Fransa yani! filmle ilk karşılaşmam, taa lisedeyken arkadaşlar toplandık film izleyelim diye ve vcd'ciden aldık filmi(o zamanlar öyle dükkandan gider kiralardık). Neyse izliyoruz ben zaten o anda büyülenmişim yani, kendimi alamıyorum bir kaç arkadaş gıcıklık yapıp kapattılar filmi..işte ilk karşılaşmamda yarım kaldı film sadece müzikleri aklımda kalmıştı onları dinleyip durdum uzun bi müddet.Çook sonra bir gün fırsat bulup izledim tamamını ve o anda dedim ki "evraka! bu benim işte benim!" yani o kadar benziyorduk ki o hayalperest garson kızla.. taş sektirmelerimiz, sinemada filmi değil izleyicileri izlemek, elleri una mercimeğe daldırmak filan =D


yani adım dreamer zaten  nası aynı olmayalım ki?!

   
çocukken beni de deli eden komşularımız olmuştu böyle

bu sahnede o adamla birlikte ağlamıştım ben de keşke bana da yaşlanınca böyle bir sürpriz yapsa birisi!
içinde bulunduğum ya da mesela misafirliğe gittiğim mekan eğer eskiyse, bi yerlerde duvarda çatlak filan bulursam içinden orda eskiden yaşayan kişilere ait hatıralar çıkıcak diye ümitlenirdim hep..




çoğu zaman da daha gerçekleşmemiş geleceğimi düşünüp ağlarım böyle salya sümük..

ve aşk..hiç bu kadar masum, hiç bu kadar eğlenceli anlatılmamıştır bir filmde ve hiç bu kadar güzel olamamıştır gerçek hayatta! 

 Önce körü körüne bağlanma 


sonra şüphe 



sonraysa..

     
"sonsuza dek mutlu yaşadılar"

                 elimde olsa ben de birilerinin hayatındaki gidişatı güzel yönde değiştirebilmek isterdim..


 evet benim bir numaram kesinlikle "Amélie"

2-Heartbreak Library(kim jeong kwon)




Onlarca güney kore yapımı film izlemişimdir gerek komedi, gerek romantik, gerek dram, gerek sanatsal olsun çok fazla öneri sunabilirim size..ama içlerinde beni en çok etkileyeni nedense bu filmdir..Çok fazla bilen olduğunu sanmadığımdan kısaca filmi açıklamak istiyorum

"Eun-Soo,  kütüphanede düşük bi ücretle çalışan bir kızdır, o günlerde kütüphanede sürekli kitaplara zarar verilmektedir. Bir gün, kitapların belirli bir sayfasını yırtan Jun-Oh'u yakalar. 

Eun-Soo kütüphanedeki zarardan dolayı onu suçlar, ama çok geçmeden hareketlerinin arkasında yatan karmaşık hikayeyi öğrenir. 


              Jun-Oh'un kız arkadaşı arkasında esrarengiz bir not bırakarak birdenbire onu terk etmiştir. 



    Sayfa 198'e bak...
Jun-Oh'un kız arkadaşı bir kitap kurdudur ve kütüphanedeki kitapları düzenli olarak kontrol etmektedir. Jun-Oh bu yüzden kütüphaneye gitmiş ve karşısına çıkan her kitabın 198. sayfasını yırtmıştır. Eun-Soo da aynı şeyleri yaşadığı için ona bir tavsiye verir, kız arkadaşı gerçekten ciddiyse peşini bırakmasını söyler. Ancak, aşkı yüzünden yıkılan Jun-Oh'a bakınca, Eun-Soo kitaplardaki sayfa 198'in şifresini çözmesine yardım etmeye başlar.

bundan sonra yüzlerce kitabın 198.sayfasının inceleneceği bi serüven onları bekler..



filmde mekanlar, saatler, müzik birbirine o kadar güzel işlenmiş ki kapılmamak elde değil..zaten ezelden kütüphanelere bayılırım! kurgu da oldukça iyi son kısımlara dek tam olarak çözemiyosunuz arka planda yatan nedenleri, başrol oğlan filmi sırtlıyo gibi görünse de kızımız da oldukça iyi bir performans sergiliyor.


Kore yapımlarında bence en güzel öğe, sevginin ya da dostluğun hiç bir aşırılığa kaçmadan en sade en derin  şekliyle verilebiliyo olması


 Bir güney kore aşığı olsam da objektif bi şekilde kesinlikle bu filmi öneriyorum herkese


3-Barney's Version(richard j. lewis)





 üç numara olmayı hakeder mi bilemiyorum ama son zamanlarda izlediğim en iyi hollywood yapımıydı, bunu da listeye eklemek istedim. Konuyu çok fazla anlatmıcam çünkü spoiler verilmemesi gereken bi film, kısaca Barney adlı yahudi bir aileden gelen dostumuzun gençliğinden-dede olduğu zamanlara kadar arkadaşları ve kendisinin başından geçen maceraları görüyoruz

 biraz bahtsız birisi ama temiz kalpli, babası rolünde de sevgili Dustin Hoffman oynuyor ve her zamanki gibi mükemmel bir oyunculuk!


   
kurgu ve makyaj mükemmeldi!




ve bitti..çok çok çok uzun bi mim oldu, gereksiz uzatmış olabilirim affedin.. zira şuan beni oyalayabilecek her şeye dört elle sarılıyorum.

bu yazıya  vesile olan sevgili Luna sana da tüm iyi enerjimi yolluyorum;)


Yorumlar

  1. Biraz önce upuzun bir cevap yazmıştım ama silindi. :( Sinir oldum doğrusu.

    Kısacası, özenle cevapladığın için teşekkürler Dr.eamer.

    Sevgi ile,
    Luna.

    YanıtlaSil
  2. *Luna

    hiç mühim değil, bazen az ve öz cümlelerimiz de ifade eder koca bir düşünceyi ;)

    ben teşekkür ettim..

    YanıtlaSil
  3. başka bi yazıda heartbreak library'yi görmüştüm konusu hoşuma gitmişti tam indiricem , filmin adını unuttum :D süper oldu bu yazını görmek... teşekkür ettim!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar