yorgunum..

bu sefer erken bitti pilim..

halbuki daha iki buçuk gün var sınavıma!

hafta boyu sabahları dahil derslere girip bi de üstüne kırmızı ve bizim gibi notları sınırda dolaşan birkaç arkadaşla buz gibi çalışma salonunda boynu bükük notlara gömüldüm..
bi faydası yok gibi geliyo şimdilik;kafamın içi öyle dolu ki..sanki ordan bi bilgi çekmeye çalışsam;şu çizgifilmlerdeki dolaplar gibi binlerce alakasız gıldır gıcık üzerime yığılıcak gibi geliyo:)

hafta içi bi kaç gün çekirdek ailemin yanındaydım yine;bi türlü bıkmadılar benden;fırsat vermiyorum bıkmalarına:)napim ama onların yanında huzurlu hissediyorum;akşam kafamda sınav telaşı flan olmuyo;günlük meseleleri konuşup şen şakrak akşam yemeği yiyoruz,sonra da sobanın yanında kıvrılıp dinleniyorum çay saatine kadar bana yetiyo..şimdi odamdayım,bu kadar huzur benim gibi huzursuz bi insana fazla bile!

dediğim gibi erken bitti pilim;seneye stajlarda muhtemelen koridorda bi hastanın üzerine filan düşer bayılırım..bugün de küçük bi labaratuar sınavımız vardı;artık hafta içi nasıl yorulduysam sadece on beş dakika ayakta beklemek bile beni mahvetti..kırmızı tam yanımdayd; nasıl da istedim omzuna başımı koymak,mışıl mışıl uyumak..yapmadım tabii,yaparmıyım öyle şeyler hiç?! neyse sınav idare ederdi;sonra da arkadaşın koca laptopını taşıdım yağmur altında(diğer elimde de aynı ebatlarda not dosyam olduğundan şemsiye açamadım tabii) hava ılıkken çok güzeldir yağmur altında yürümek;gel gelelim yükünüz varken ve yorgunken servise koşturmak hiç de güzel değil! sonuç olarak her yerim ağrıyo;biraz ateşim de var;bu geceyi yatakta geçiricem anlaşıldı..

playlistimi de yeniledim;otomatik olarak çalabilme imkanım olsaydı keşke..ama grooveshark'da böyle bi özellik yok ne yazık ki

yine eski parçaların büyüsüne kaptırdım kendimi; arşivlerde hala keşfetmemi bekleyen binlerce şarkının olduğunu bilmek çok güzel bi duygu!Bu geceki keşfim Patti Page; uzun bi müddet onu ve Billie Holiday'i dinlemekle geçicek günlerim muhtemelen..

off..İstanbul'u özlüyorum;yağmurda İstiklal'de gezmeyi ve tramvay zillerini arka fonda..

bi de darkknight'ı özlüyorum;yani dark olmadığı o günleri,hani şu üzerinden yalnızca birkaç ay geçmiş olan günleri..upuzun cümleler yazmıştım kara defterime geçen gece onunla ilgili;daha çok da ben&onunla ilgili;ama vazgeçtim yazmaktan buraya  hakkında sahip olduğum düşünceleri sürekli yıkmakta üzerine yok çünkü,bıraktım o düşünceler defterde kalsın.. doğumgünü de çok çok çok yaklaştı,bazen plan yapıp bazen bozuyoruz(bozuyo) o planları,artık bi kutlama yapıp yapmayacağımız da umrumda değil açıkçası sadece şu hediyeden kurtulmak istiyorum bu bahaneyle..bende ona ait en azından maddi bi şeyler kalsın istemiyorum;sürekli fikir değiştirmese kalmıcak da ama..neyse efendim kendieri bilir

öyle işte..

sıkıcı ve yorucu bi hayat..


2012 gelse mi artık ne dersiniz?




Yorumlar

  1. Iıh,yok ben sevmedim yağmurlu İstanbul'u.Bir de üstüne trafik boğulacak gibi oluyorum burada yağmurlu havalarda.Tek sevdiğim yanı bot giyebilmek sanırım o kadar :)

    YanıtlaSil
  2. *beyaz çiklet

    hiç uyumadan geçirdiğim şu elem gecenin sabahında yorumunu görmek sevindirdi beni:)

    yağmuru ben de sevmiyorum,bulundugum sehirde haftada en az 4 gun yağış,hayat felç..ama istanbuldaysan,yapıcak işin de yoksa ve istiklalde son akşamınsa işte o zaman bi başka..

    bu arada yarından itibaren sabah derslerim başlıyo yine,sen de yazmaya devam edersen okurum yani(:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar