when she was just a girl

o kağıda imzayı attığımdan beri kafamda bi paradise bi de >bu şarkı<  var lütfen orjinalini bulun ve dinleyin,hatta komple James'in albümünü de dinleyin

 evet ben bugün o sinir bozucu uykumdan uyandım,dünya için küçük kendim için kocaman bi adım daha attım ve pasaportumu çıkarttım!

ailemi veya onlarla verdiğim savaşları bilmediğinizden bu size çok ufak bi şey gibi gözükebilir ama inanın bana bu çok büyük bi adımdı ve başardım ve bu daha başlangıç:)

psikolojik ve fiziksel anlamda çok yorucu bi gündü en yıpratıcı olanı da babamla geçen kısmıydı
there were tears..

lisede bi savaşı kazandım,üniversite tercihlerinde de öyle ve bugün de

çaktırmadan da olsa gerçekten onları etkim altına alabiliyorum;yaşım ilerledikçe bunu daha iyi farediyorum,benden çok daha büyük iki kardeşimin onlara karşı bu kadar etkili olduğunu hiç hatırlamıyorum,bende karşı koyamadıkları bi şey var sanırım,which is awesome!

şöyle geriye dönüp baktığımda da kendimle gurur duyuyorum,arkadaşlarımla hep hayaller kurduk,kuruyoruz
grubumuz komple dreamerlardan oluşuyodu diyelim ve onların içinde de bu hayallerin gerçekleşmesine en yakın olan hep ben oldum aslında önünde engelleri en çok olan bendim

kendimi beğendiğimden filan demiyorum ki kendi adıma tek bildiğim hiç bi şey bilmediğimdir ama şu kadar olanaksızlığın içinde bu kadar şey başardım sonuçta
buna rağmen beni en iyi tanıyan annem de dahil etrafımdaki herkesin hakkımdaki yargıları "çok pasif" "ağzını açıp da bişe demez" "hastaların bile ezer seni" şeklinde..
 evet belki doğru tüm bunlar(onların cephesinden bakarsak öyle görünüyo olabilirim evet) ama hey! bi bakın bakalım kim hala yerinde sayıyoken kim yol almış??

belki başkaları gibi spotları üzerime çekmiyor,sessizce yol alıyorum ama ben yol alıyorum sizi sünepe beyinler! ben kesinlikle yolculuklar için yaratılmışım ve henüz aradığımın ne olduğunu bilemesem de onu bulana dek devam edicem;)

üniversiteyle başladı yolculuğum,adını ilk kez duyduğum küçük şehirlerle,kasabalarla,küçük büyük insanlarla sonrasındaysa sırtımda çantam İstanbul'a küçük kaçamaklarla devam etti ve sırada İngiltere var-tabi bunda abimin orda olmasının da büyük katkısı var-
(şimdi liseli bizi düşünüyorum da en çok da ingilterenin hayalini kurmuştuk,müziğin başkentinin ve gerçek olabileceğine hala inanamıyorum ama olacak!)

evet sessiz gemi olarak limandan demir aldım bugün,iki-üç hafta sonra da erasmus sınavı var aslında planlarım arasından elemiştim onu;çünkü annemlerin asla izin vermeyeceğini biliyodum(ki abimin son dört yıldır eğitim adına gitmediği kıta kalmadı ama bana gelince yaklaşımlar değişiyor tabi) fakat düşündüm ki insan ömrü çok kısa ve bulduğu her fırsatı değerlendirmeli insan
ben bu mücadeleye de hazırım ve sınavda şansımı denemekte kararlıyım olur ya da olmaz

bi yere bağlı kalmak bana göre değil artık bundan eminim,çünkü ben bağlandıkça her şey herkes uzaklaşıyo benden ve ömrümü aynı koridorlarda-servislerde çürüteceğim düşünülürse de bundan sonra yaşayacağım küçük sene kayıplarının hiç bir önemi yok önemli olan sadece "experience"

ben bu tecrübenin peşine takılmaya kararlıyım,ister dünyanın bi ucu olsun,ister anadolunun bi köyü,isterse afrikada bi çadır ben kendime güveniyorum ve siz sevgili ailem siz de bu duruma isteseniz de istemeseniz de alışıcaksınız ve bana
GÜVENMEYİ ÖĞRENİCEKSİNİZ!

şimdi zor da olsa evdeki 48 saatimin tadını çıkarmaya gidiyorum,sağlıcakla kalın..

Yorumlar

  1. woaw, bu posta bayildim!

    gel buraya, gel gel! :)

    sevgiler,
    luna.

    YanıtlaSil
  2. evine hoşgeldin doktor!
    :)

    YanıtlaSil
  3. doktor! Bizi birakma!!
    Ailenin onyargilarini yikabilecegini dusunuyorum. Pasaportun hayirli olsun :) ehe ben de bi gun alirsam eger iki sirt cantali maceraci yollarda karsilasir belki :)
    Sen hayalcisin ben de hayalciyim, ben yaklasiyorum sanirim ya da tam tersi ama her zaman dedigim gibi ''inandigin seyin pesini birakma''

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar