abartıyorum
hiç konuşmuyorum
çok fazla susuyorum bazen
anlatmaktan değil de anlatamamaktan korkuyorum
istiyorum ki gözlerim anlatsın,onlar kursun cümleleri
sonra her şeyden olduğu gibi
bu fikirden de vazgeçiyorum
süratle gözlerimi zemindeki bi noktaya kilitliyorum
söyleneni yapıyorum
sorulanları cevaplıyorum
faturaları ödüyorum
para üstünü veren kasiyere gülümseyip teşekkür ediyorum
nefes alıyorum,nefes veriyorum
genlerimde kodlanan tüm görevleri yerine getiriyorum
sonra bir an duruyorum
geleceği değil yaşadığım anı düşünüp
derin bi nefes alıyorum
nefesim kesiliyor aniden
içimde bir şeyler kıpırdanmaya başlıyor
sonra öyle derin,öyle çok öksürüyorum ki
ciğerlerim göğsümden fırlayacak sanıyorum
milimetrik gel gitlerle oynuyor üzerimde kışlık giysiler
oysa senin göğsün hep durgun
kalbin ritmik,tıpkı kurmalı bi saat gibi
sadece başımı göğsünde biraz kıpırdattığımda değişiyor ritimlerin dengesi
bu dengesizliği seviyorum
uyuyakaldığında sessizliğin melodisiyle dans eden
kirpiklerinin ardındaki gizemli dünyada olmak istiyorum
bu buz gibi odada ve tek başına değil!
çünkü soğuk,çok soğuk
o kadar ki ellerimi fincanın üzerinde kenetliyorum
yarım demlik çaya rağmen,gözlerim kapanıyor
yeni bi dünyaya uyanabilmek umuduyla
yeni ve güzel bir dünyaya..
nefesimi tutuyorum
masa lambam beni uğurlamak için çıkıyor odanın kapısına
tam bavulumu hazırlamış veda edecekken bu sahte aydınlığa
öksürmeye başlıyorum yeniden
bu kez daha derinden
yoruluyorum,vazgeçiyorum her şeyden
yeniden nefesimi tutuyorum
sonra seni düşünüyorum,kalp atışlarım hızlanıyor
kalbim hep benden önde
yeniden ve yeniden nefes alıyorum
özlüyorum,çok özlüyorum
ne varlığın ne yokluğun yetiyor
anlatamıyorum
susuyorum
ben hep susuyorum
ve evet belki de abartıyorum
ama hayat da bize şaka yapim derken
biraz abartmıyor mu?


hayat belki de hiç şaka yapmıyordu bizden bir şeyler isterken bizim ne istediğimizi hiç düşünmüyordu.
YanıtlaSil