meğersem lise çoktan bitmiş
herkes gibi ben de liseli oldum,sıraların üzerine uzanıp walkmanden bunalım şarkılar dinlediğim,üst dönemdeki oğlanları çok yakışıklı sandığım,beden derslerinde arka bahçede kız arkadaşlarımla gülüştüğüm,conversli kapşonlu yağmur altında yürüyüp sadece benim dertlerimden ibaret olan bir dünya olduğuna ciddi manada inandığım bir dönemim oldu benim de
yalnız farklı olan tonla şey vardı aslında.gerçekten de üzerinden 6 sene geçince insan idrak ediyor en güzel yıllarmış o yıllar.
herkesin gruplaşmalar içine girdiği,bölgenin içinde belki de tam bir amerikan koleji mantığına en yakın olan okulumda tabii ki ben de bir "gruba" dahildim,ama öyle yüksek sosyete değil tek derdi kendi dünyalarındaki çılgınlıklar olan bu grupta kural ayrılmamaktı.biz diğerleri gibi olmayacağız asla ayrılmayacağız dedik ve pratikte öyle olmasa bile kalben gerçekten de ayrılmadık.sınıfımız içinde her kafadan çıkan sesler,yüksek zeka düzeyiyle uyumlu mizah yeteneğimiz,okulun hem gözbebeği hem de nefretkaynağıydık sanırsam ama ne yaptıysak ne olup bittiyse hep beraber göğüsledik ipi son dakikaya kadar kimse birbirini satmadı,sonra birden bitti her şey,birdenbire bitti..
birkaç yıl üniversitede gurbet çekmeler filan kopamadık tabiki ama sonra olan oldu herkes (ben dahil) kaybolup gittik dünyanın dönen çarkı içinde
yine de hala görüştüğüm her an iletişim halinde olduğum çok ender bulabileceğin çok fazlasıyla değerli ve çok fazla 90lara ait bir arkadaş topluluğum var.bir de arasıra görüştüğüm adeta istanbul beyefendisi olduğu halde inatla ankarada yaşamaya devam eden vefalı mühendis oğlan var bizim.
neyse neyse yine daldan dala atlıyorum asıl konudan uzaklaşıyorum ben.lise diyorum bitmiş bacım bitmiş çoktan.yıllar geçti diye değil belki de hayat çok yordu diye 5 yılllık lise hayatımın dolu dolu olan anılarından neredeyse bi yıllık bi şeyler kalıverdi hafızamda.oysa her dakikası her saniyesi değerliydi benim için kayda değerdi kesinlikle,kaydetmiştim de ama salak gibi eski defterinin arkasını günlük yaparsan bir gün unutur atıverirsin çöpe!
neyse ne diyodum,bugünlerde dokunsalar ağlayacağım hal böyle olunca da aklına buna benzer anıları geliyor insanın.ama buaralar kalbimi ezip geçen,bir türlü unutamadığım,etkisinden 7 senedir kurtulamadığım o an geliyor aklıma.diyorum ya kah istanbul beyefendisi kah tren yolu mahallesinin serserisi kah klüplerde kopkopçu kah cenazelerde insanları teselli edebilecek kadar vakur oğlanlar gelip geçti bizim sınıftan.işte bir gün onlardan bir tanesiyle yaşadım bu bahsedeceklerimi,çok küçük küçücük bir andı belki de ama benim ömrümdeki yerini ne bir başkası ne de o anlayabilir,o gün belki de kurtuluşum olmuştu benim.yağmurlu bir öğle arasıydı,mevsimlerden sonbahar,benim omuzlarımda artık taşıyamayacak kadar ağırlaşmış yağmur bulutları,kocaman kapşonlu hırkamı giymişim radiohead'in duygusal bir parçasına kaptırmışım kendini sağanak sağanak boşalıyor gözlerimden ama sınıfta tek bir kişi yok herkes bi yerlere gitmiş tıkınmaya.kimsenin umrunda değilim çünkü ben zaten "umrumda değilsiniz s.." çekmişim herkese çünkü o yaşımda o kadar yormuş ki beni bir şeyler bir de derdimi anlatmayla uğraşamamışım.derken o arkadaşım küüt diye vurarak açtı sınıfın kapısını daldı içeriye gülerek bi şeyler anlatmaya başlıyo,hiç bi tepki veremeden ama kesinlikle yüzümü de göstermeden "kem küm" edip çıktım sınıftan;diğer katta bir pencere kenarına geçtim açık camdan esen rüzgarla yüzümü normale döndürmeye çalışıyorum çünkü baktım saat 1e geliyor birazdan doluşacak insanlar koridorlara sınıflara.öyle nekadar zaman geçti bilmiyorum,arkamdan sessizce gelmiş ve iki omzumdan beni tutup "sınıfa geç,ben çıktım zaten hemen burda durmana gerek yok..üzülme tamam mı düzelir" dedi.elleri sıcacıktı,hayatımda hiç kimsenin ellerinde öyle bi huzur bulmamıştım,yanlış anlamayın oracıkta çocuğa abayı yaktım değil oracıkta anlamıştım işte benim güvenecek kimsem yoktu belki gücüm kalmasa bile omzuna yaslanıp yürüyebileceğim biri vardı,kesinlikle lisede en korkunç en yalnız hissettiğiniz anlarda bile birisi hep vardı.bu belki sıra arkadaşın belki kimya hocan belki de alt kattaki sınıftan aykırı bi kız olabilirdi ama mutlaka "biri" vardı.
şimdi geriye doğru bakıyorum üzerinden yıllar geçmiş ne o gün ne daha sonra bu hissettiklerimi o'na söylemedim,aramızda öyle bi gün yaşandığını hiç bir zaman belli etmedik birbirimize ama ikimiz de biliyorduk! o gün ikimiz de o cam kenarında dünyanın acımasız olduğunu ama üstesinden gelinemeyecek hiçbir şey olmadığını anlamıştık.
bugün üzüldüğüm acı gerçek buydu işte artık lisede değiliz ve artık çok yalnızız.görev başında,tv izlerken,mum ışığında romantik bir akşam yemeğinde,asker ocağında,ofiste ya da elin ülkesinde..kalabalıklar içinde yalnızız
aha bu da şarkısı
aha bu da şarkısı

Yorumlar
Yorum Gönder