cüret
uyandığımda buz gibi ellerimi sıcak ve kocaman parmaklarınla ısıtmaya çalışıyordun.ne zamandır uyanıktın bilmiyordum.ne zamandır yanında uyuyordum bilmiyordum.uyandığımı farkettiğinde kulağıma bir şeyler fısıldamaya başladın.birkaç saniye içinde ısınan bedenlerimizin birbirini adeta delip geçmek isteyişine,üzerindeki o kalubeladan kalma rengi ağarmış tişörtünü parçalamama engel olan şey neydi bilmiyorum..bütün hücrelerimle seni isterken,aldığımız nefesler bile bizi sarhoş etmeye yeterken,ıslak dudaklarınla adeta felç olmuş dudaklarımı aralamaya çalışırken bile aklım bedenimde değil korkularımdaydı..o an bile seni çoktan kaybettiğimi bu sevişenlerin ikimizden başka bedenler olduğunu düşünüyordum.
uzun zamandır yanında uyumuyorum,uzun zamandır yanında uyuyamıyorum.kendi bedenime yabancılaşmış her gece adeta kendimi gardırobun üzerindeki bir noktada ayaklarımı sallayarak oturduğum yerden izliyorum.korkularıma nasıl böyle yenildim bilmiyorum.korkularım ne zaman başladı onu da bilmiyorum.hiçbir şekilde 5 yıllık gelecek planlarımın içine dahil olmamasına rağmen,negatif gelen bir gebelik testinin etkisinden bile kurtulamıyorum.eskiden çok gülerdim,erkeği elinde tutmak için veya yuvaya bir neşe gelsin diye çat diye çocuk yapan kadınlara..şimdi çok iyi anlıyorum.sebebim biraz farklı olsa da insanın yuvayı ayakta tutacak bir dayanak araması kaçınılmaz;hele de artık sizi birarada tutan şeyler bu kadar eksilmişken..
hergün üzerine bir yenisi daha eklenen binlerce saçma korku figürü içimi kaplıyor..ya sevmiyorsam artık? ya hep böyle sıkıcı giderse? bu üst üste 7. sessiz akşam(benim sesimi çıkarmadığım) demek ki yıllarca böyle tek bir ortak sohbet konusu bulamadan sonlanacak hayatımız ve bu onu dehşete sürüklemiyor? ben sığ mıyım? yoksa o mu çok boş? kontrol manyaklığım onu benden uzaklaştırdı mı?anne ve babam gibi mi olduk şimdi biz?yıllarca onlara dönüşmemek için çabalamışken birebir kopyaları haline gelmem sizce de ironik değil mi? ya ölürse ben bu sorunların hiçbirini onunla paylaşamadan?paylaştığım şeylere neden artık bir tepki vermiyor?hiçbir fizyolojik sorun yok ama ya anne olmadan birden trafik kazasında ölürsem?neden hala bir kariyerim yok?yalnız kaldığım için mi tüm bu sorular aklıma geliyor yoksa gerçekten ortada BÜYÜK bir problem mi var?akşam eve sadece uyumaya geldiğim zamanlarda bu problemler kafamı yine kurcalamayacak mı?iyi sex neden hiç bir şeyi çözmüyor?neden yüzüme baktığında acı çektiğimi görmüyor?neden tüm bunlar onu rahatsız etmiyor?bedenlerimiz bu kadar uyumluyken bu soruyu sormam belki abes ama kendine aradığı bir anne miydi benimle evlenirken? neden artık hiç kavga etmiyoruz? neden bir kez olsun ona tokat atıp canın cehenneme! diyecek kadar sinirlenemiyorum? tepkisizlik ve durağanlıktan aklımı ne zaman kaçırıcam? içimde büyüttüğüm sessiz öfke ya çok kötü şekilde patlarsa? kendimi ondan uzak tutmak işleri daha da kötü yaparsa? ya zihnimde onu olmayan adamlarla aldatırsam?ya bir gün o bunun gerçeğini yaparsa?
hayatımdaki en büyük hayal kırıklığısın sevgilim ve en büyük diyetimsin..


Yorumlar
Yorum Gönder